Dünyada 4milyara yakın, Türkiye’de ise 44.5 milyon kişi akıllı telefon kullanıyor. Bildiğiniz üzere kullandığınız ister iphone, ister android tabanlı bir telefon veya windows tabanlı bir telefon olsun tüm telefonlarda hem kurulum esnasında hem de sonradan sizin tarafınızdan uygulamalar yüklenebilmektedir. Özellikle daha sonradan Apple Store, Play Store ve diğer uygulama yüklenebilen mağazalardan indirilen uygulamaların büyük çoğunluğu programların içeriğiyle ilgili olmayan izinler talep etmektedir. Örneğin, telefonunuzda yer alan dökümanları okumak veya döküman hazırlamak için indirdiğiniz bir office programı telefonunuzdaki konum özelliğine erişim izni isteyebilmektedir. Bir office döküman programının telefonun konum özelliğine erişim izni istemesi uygulamanın amacıyla çatışmaktadır. Bir başka örnek olarak; yabancı dil sözlük programı telefon rehberinize erişim izni talep edebilmektedir. Bir çeviri programının telefon rehberinize erişim izni talep etmesi pek de makul bir talep değildir. Bu tip izinlerin talep edilmesi programın içeriğinde kuşku uyandırmaktadır. Birçok kullanıcı bu izinlerin içeriğinden haberdar olmadan program üzerinden programın veri tabanına anonim de olsa programın kullanım amacıyla alakalı olmayan bilgilerinizi aktarmaktadır. Bu durum, program kullanıcılarının kişisel verilerine yönelik açık rızaları alınmadan erişim sağlanmasına sebebiyet vermektedir. Kişisel verilerin korunması bakımından ilk önce bu uygulamaların kullanıcılara sunulduğu uygulama mağazalarının yöneticilerine ağır sorumluluklar yüklenmelidir. Bu uygulama mağazaları üzerinden erişilen uygulamaların içeriği ile bu tip uygulamalar tarafından istenilen izinlerin uyumlu olup olmadığı ve herbir izin için uygulamayı yükleyen kullanıcıya yeterli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı konusunda yasal kontrol mekanizması sağlanmalıdır. Kişisel verilerin korunmasına yönelik böyle ciddi bir açık varken reel ticari ortamda istendiği kadar kişisel verilerin korunmasına yönelik önlem alıp cezai yaptırım uygulansın bir çözüm olmayacaktır. Mobil uygulamalar dünyasındaki bu açık kapatılmaz ise birçok şirket sanal dünyadaki bu açık üzerinden izinsiz olarak kişilerin tercihlerine ulaşıp, reklam ve tanıtımlarını uygulamalar üzerinden yürütüceklerdir. Bu durumun ileriki aşamalarda ülkemizin vergi geliri açısından da büyük kayıplara uğramasına sebebiyet vereceği aşikârdır. Bu nedenle, mobil uygulamaların indirildiği mağazaların, söz konusu uygulamaların talep ettiği izinler ile uygulamanın içeriğinin uyumlu olmasına ve gerekli aydınlatıcı bilginin kullanıcıya sunulduğuna dair kontrol mekanizmasını kurmaları sağlanmalıdır. Yoksa, mobil uygulamaları kullanan şahısların açık rızaları olmadan kişisel verilerine erişim ve bu verilerin işlenmesine sebebiyet verilmesi nedeniyle 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun ilgili maddelerinin ihlali söz konusu olmaya devam edecektir.